Geçen yıl düzenlenen COP26’nın sonuçlarını uygulamaya geçirilmemişken, COP27’ye doğru yoksul ülkelerin yaşadığı iklim felaketleri yeniden gündemde.

* Fotoğraf: Anadolu Ajansı.

27. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP27) yaklaştıkça, hem zengin hem de yoksul ülkelerdeki iklim felaketlerinden kaynaklanan kayıplar artıyor. Pakistan’da haziran ayından itibaren yaşanan seller ve beraberinde getirdiği kayıplar, bu gündemin en yakıcı örneklerinden biri.

Dünyanın en yoksul ülkeleri, 6-18 Kasım’da Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenlenecek COP27 oturumlarına hazırlanırken, iklim krizinin ülkelerinde neden olduğu hasar için “tazminat” talep etmek istiyor.

İklim tazminatı, Senegal’in başkenti Dakar’da, 16 Eylül’de düzenlenen 18. Afrika Çevre Bakanları Konferansı’nda yeniden gündeme geldi.

En Az Gelişmiş Ülkeler (EAGÜ) birliğine üye 46’dan fazla bakan ve uzmanın katıldığı toplantıda konuşan Senegal Çevre Bakanı Abdou Karim Sall, iklim krizinin az gelişmiş ülkeler üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Krizden en çok etkilenen 17 ülke Afrika’da

Sall “Seller, kıyı erozyonları, mevsim dışı yağışlar gibi doğa olayları giderek artıyor. Özellikle en az gelişmiş ülkeler için bu kaybı karşılayacak bir fonun kurulması zorunlu,” dedi. EAGÜ Çevre Bakanları da iklim krizi fonu oluşturulması konusunda ısrar edeceklerini söyledi.

Bakanlar, ülkelerinin iklim krizinin neden olduğu felaketlerden en fazla etkilenen; ancak bu krizden en az sorumlu ülkeler olduğunun altını çizdi.

Toplantıda söz alan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İklim Değişikliği Özel Elçisi John Kerry, 20 gelişmiş ülkenin, sera gazı emisyonunun yüzde 80’inden sorumlu tutulduğunu buna karşın 48 Afrika ülkelerinin buradaki payının 0,55 olduğunu anımsattı.

Kerry, iklim krizinin etkilerinin en çok hissedildiği 17 ülkenin Afrika’da bulunduğunu ve bu etkiler nedeniyle Afrika Boynuzu’nda dört yıldır kuraklık yaşandığını söyledi.

ABD’nin dünyayı en çok kirleten ülkeler sıralamasında Çin’in ardından 2’nci sırada gelmesine karşın Kerry, ülkesinin ve diğer 19 ülkenin sıcaklık artışını 1,5 derecede tutma yönündeki taahhüdüne sadık kaldığını sözlerine ekledi.

İklim tazminatı nedir?

İklim krizinin büyük orandaki sorumlusu olan zengin ülkelerin, iklim krizinin en çok etkilediği ülkelere, meydana gelen iklim felaketleri nedeniyle maddi-manevi zararlarına karşılık ödeyecekleri bedel veya edim.


2021’de İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen COP26 protestolarından. Kaynak: Staticflickr.

“Bizler, tarihteki mücadelelerin ve yaşanmış tecrübelerin rehberliğinde, en çok etkilenen halklar ve bölgeler (MAPA) öncülüğünde, iklim tazminatı ödenmesini talep ediyoruz.

“Bir hayırseverlik işi olarak değil, siyasi iktidarın halka geri verileceği bir dönüştürücü adalet edimi olarak tazminat.

“Bu bir ödünç verme işlemi şeklinde değil. Yerli, siyah, erkek-egemen karşıtı ve ötekileştirilmiş-dışlanmış farklı halk topluluklarının topraklarını geri alma taleplerinin, iklim krizinden en çok etkilenen toplulukların uyum, zarar-ziyan tazmini, zenginliklerin, teknolojinin, enformasyonun, sağlık ve bakım hizmetlerinin ve siyasi erkin hem kuzeyden güneye hem de tepeden tabana yeniden dağıtım ve bölüşümü (ve çoğu kez halkın ortak kullanımına devri) yolundaki taleplerinin bütünüyle yerine getirilmesi şeklinde olmalıdır.”*

* Fridays For Future (Gelecek İçin Cumalar) küresel iklim grevleri çağrı metninden iklim tazminatı ile ilgili bölüm.

Kaynak: Bianet

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…