Ege’nin can damarı Büyük Menderes 4. seviye su kirliliği seviyesine ulaştı. Trakya’yı besleyen Ergene Nehri ise 4. seviyeden kurtulamıyor.

İstatistiklerin “Türkiye’nin en kirli üçüncü nehri” olarak belirlediği Büyük Menderes , dördüncü sınıf su kirlilik seviyesine ulaştı. Büyük Menderes ’te kirlilik başta sanayi kuruluşlarının atıkları, maden tozları, deri ile tekstil işletmelerinin atıkları ile evsel atıklardan kaynaklanıyor. Nehri besleyen çaylar üzerine kurulan özel şirketlere ait HES’lerin de daha fazla kazanç düşüncesiyle nehre az su bırakması, hatta yağış azlığı ve sıcakları gerekçe göstererek hiç su bırakmaması da nehrin kendini temizlemesini engelliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılında Büyük Menderes Havzası Kirlilik Planı hazırlandı. Ancak bölgedeki çiftçilerin, meslek odalarının ısrarlarına karşın planın yaşama geçirilmesi için hiçbir somut atılmadı. Üstelik bakanlık, “endüstriyel nitelikli atık suların kontrolü amacıyla belirlenmiş olan önlemler tek tek ele alındığında, ortaya yüksek bir maliyetin çıkacağı öngörülmektedir” diyerek, buna “maliyeti” gerekçe gösterdi.

Meclis araştırsın

İnsan yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konuda “maliyet” nedeniyle uygulamaya geçilmemesinin kabul edilemeyeceğini belirten CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Menderes havzasındaki kirliliğe bağlı artan sağlık sorunları için Meclis araştırması istedi. Bölgede kanser vakalarında artış olduğunu ileri süren Karaca, çözümün ertelenmesinin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Büyük Menderes Havzası ve onu besleyen Büyük Menderes Nehri, kirliliğe, JES’lere, HES’lere ve madenlere feda edilemeyeceğini belirten Karaca, TBMM’yi Büyük Menderes Nehri’ni Kurtarma Eylem Planı’nı acilen uygulamaya davet etti. Menderes’te sanayileşmenin artışı ve atık su arıtma tesislerine duyulan ihtiyacın yeterince karşılanamaması, denetimin etkin ve kontrollü yapılıp yapılmadığının izlenmesi, acil müdahale gerektiren su kirliliğine çözüm ve sağlık sorunlarının maliyetinin kapsamlı bir şekilde araştırılması için Meclis’i göreve çağırdı.

Türkiye’nin 59 su varlığının tehdit altında olduğunu belirten Denizli Milletvekili Karaca; bunlardan Bafa Gölü, Bartın ve Nilüfer Çayları gibi 8 su varlığının artık geri dönüşü olmayan noktada kirlendiğine, geri döndürmenin zor da olsa hala mümkün olduğuna, 36 su varlığından birinin de Ege’ye hayat veren Menderes Nehri olduğuna dikkat çekti. Büyük Menderes’in kirlenme sebeplerinin başında deri, tekstil ve kentsel atıklar, jeotermal akışkanlar, sanayi kuruluşları atıkları, maden tozları, zeytin karasuları, atık sular ve tarım ilaçlarının denetimsiz kullanımının geldiğinin altının çizen Biçer Karaca, “Dördüncü sınıf su kirlilik seviyesine ulaşan, Türkiye’nin en kirli üçüncü nehri haline gelen Menderes Nehri’nin beslediği havza çölleşiyor, bölgede canlı yaşamı sona eriyor” dedi.

“YÜKSEK MALİYET İNSAN CANINA KAST ETMENİN GEREKÇESİ OLAMAZ”

Bölgeyi tehdit eden sorunlar arasında HES’lerin rolüne de dikkat çeken CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karaca, Menderes Nehri’ni besleyen çayların üzerinde yer alan HES’lerin özelleştirilmeye başlanması ile şirketlerin kazançlarını arttırmak uğruna Menderes Nehri’ne daha az su bıraktığını ya da sıcakları ve yağış azlığını gerekçe göstererek hiç bırakmadığını söyledi. Artan sanayi kaynaklı kirlilik nedeniyle Menderes Havzası’nda kanser başta olmak üzere artan sağlık sorunları kaynaklı maliyetlerin araştırılması büyük önem taşıdığını vurgulayan Biçer Karaca, eylem planları ve projeler hazırlanmasına rağmen, yüksek maliyet gerekçe gösterilerek toplum sağlığını tehdit eden kirliliğe çözümün ertelenmesinin geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağını hatırlattı.

EGELİ ÇİFTÇİYE NEDEN KİRLİLİK REVA GÖRÜLÜYOR?

Araştırma önergesinde yıllardır kirlilikle boğuşan, son dönemde ise toplu balık ölümleri ve su seviyesindeki azalma ile gündeme gelen Büyük Menderes Nehri’nin Ege Bölgesi’nin en uzun nehri olduğunu belirten Biçer Karaca, nehrin beslediği Menderes Havzası’nın, ekolojik özellikleri nedeniyle Ege Bölgesi ve Türkiye tarımına önemli katkılarda bulunduğuna belirtti. Havzanın yaklaşık %44‘lük bir kısmının tarım alanı olduğunu ifade eden Biçer Karaca, “Havzanın en önemli özelliği pamuk, zeytin, incir, kestane, buğday, mısır, arpa, ayçiçeği, meyve ve sebze başta olmak üzere Türkiye tarımı için önemli miktarda tarımsal ürün üretilmesidir. Büyük Menderes topraklarının neredeyse yarısında (%45) tarımsal üretim yapan Egeli çiftçiler sadece 2010 yılında Türkiye kestane üretiminin %31’ini, incir üretiminin yaklaşık %65’i, zeytin üretimin %20’sini sağlamışlardır” dedi.

Ergene Nehri’de yıllardır simsiyah akıyor

Istranca Dağları’ndan doğarak Trakya’nın ortasından Ege Denizi’ne dökülen 280 kilometrelik Ergene Nehri, yapılan temizlik çalışmalarına rağmen simsiyah akmaya ve çevresine kötü kokular yaymaya devam ediyor.

Ergene’nin Uzunköprü ilçesinden geçen bölümünde her ay yapılan ölçümler sonucunda, suyun 20 mikrogram siyanür, 10 mikrogram yağ ve gres, 112 mikrogram sülfat ile ağır metaller içerdiği belirlendi.

Uzunköprü Belediye Başkanı Enis İşbilen, yıllardır Ergene’de test ve incelemeler yaptıklarını, 4’üncü sınıf kirli su niteliğinin sürdüğünü söyledi. Nehrin kirlenmeye devam ettiğini anlatan İşbilen, “Devletin bu anlamda çalışmaları var ancak sıkıntısını 16 yıldır Uzunköprü halkı olarak çekiyoruz. Bu sıkıntıyı tarımda kullandığımız sudan çekiyoruz, insanların sağlıklarının bozulmasıyla çekiyoruz, çok sayıda kanser vakalarıyla çekiyoruz, sosyal alanda çekiyoruz” diye konuştu.

3 yıldır bekliyorlar

Uzunköprü Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Hacer Doğrugüven ise Ergene Nehri’nin Trakya’nın ‘dert damarı’ haline geldiğini söyledi. Nehrin her geçen gün çevresine kötü koku yaymaya ve kirlenmeye devam ettiğini anlatan Doğrugüven “2015 yılında nehirde balık tutulacağı ve yüzüleceği söylenmişti ama 2018 oldu, hâlâ simsiyah akıyor. Nehre atık bırakan fabrikaların atık tesislerini çalıştırması gerekiyor” dedi. Uzunköprülüler de ağır koku yayan nehrin bir an önce temizlenmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: Cumhuriyet ve Habercidenizli

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…