İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası, 18 Eylül’de Alperenler Yesevi Derneği ve 180 STK’nın düzenleyeceğini duyurduğu “Büyük Aile Buluşması ve Yürüyüşü” için İstanbul Valiliği ve Fatih Kaymakamlığı’na açık mektup yayımladı.

Taleplerin sıralandığı mektupta nefret söylemi ve tehdit içeren videolu çağrının RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin tarafından TV ve Radyo kanallarında yayınlanmak üzere RTÜK’ün resmi internet sitesinde “Kamu Spotu” adı altında yer aldığı açıklandı.

Video, medya kanallarında yayımlandığı takdirde hukukun hiçe sayılacağını ifade eden LGBTİ+ Onur Haftası, “İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı derhal harekete geçmeli ve engellemekle yükümlü oldukları nefret saikli eylemler durdurulmalıdır. Eğer çok temel olan bu görevinizi yerine getiremiyorsanız inin oradan” ifadesinde bulundu.

LGBTİ+ Onur Haftası’nın resmi Twitter hesabında yayımlanan açıklamanın tamamı şu şekilde:

“İstanbul Valiliği ve Fatih Kaymakamlığı’na açık mektubumuz ve talebimizdir.
Geçtiğimiz Haziran, 20. İstanbul LGBTİQA+ Onur Yürüyüşü organize edilirken, aynı gün Taksim’e eylem koyan Yesevi Alperenler Derneği ve 150 STK imzalı bu faşist, lgbti+fobik toplam, Belgrad’a özenip toplanmasının, halkın her kesiminin yaşam hakkını savunmak ve korumak dışında başka bir amacı olamayacak bir devlet kurumu olan Valilik tarafından engellenmesine yönelik talebimiz olmuştu. Daha sonrasında ise bu grupların nerdeyse hepsi teker teker yürüyüşlerini iptal etmişti.

 

Aynı faşist-gerici toplam, Belgrad’a özenip, oradaki “LGBT Karşıtı Yürüyüş”ten kendince feyz alıp, 18 Eylül’de “Büyük Aile Buluşması ve Yürüyüşü” adı altında toplanarak yürüyüş organize edecekmiş. Yurtdışından ithal ettiğiniz fikirlerinizin bu topraklarda maya tutmayacağını biliyor olmalısınız. Belgrad nere İstanbul nere! Bizler cesaretimizi, özgür ve eşit bir yaşam imkânından, sokaklarda her gün deneyimlediğimiz direnişimizden, kurduğumuz dostluklardan, gullümümüzden ve dayanışmamızdan, kahkahamızdan ve en önemlisi bitmeyen ısrarımızdan alıyoruz.

Bizler cesaretimizi, süpürülmeye çalışıldığımız Taksim’i her sene şanlatmaktan, isyanımızı Pürtelaş’tan, Ülker Sokak’tan, Esat/Eryaman’dan alıyoruz. Peki sizler, bu yok sayan ve temelinde rant olduğunu bildiğimiz, nefret saçan korku iklimini yayma cesaretini nereden alıyorsunuz? Aylardır, başta İçişleri Bakanı olmak üzere, devleti temsil ettiği iddasında olan kişilerin “LGBT Çocuğu” lafzındaki halkı kin ve nefrete teşvik eden ve hukuken suç olan söylemlerinden mi? Yoksa hangi cemaatin, kalan Türkiye’de ne kadar parsa alacağı, neyi politikasına alet ederek güç kazanacağından mı?

Kerkük’e gidip silahlı pozlar veren, 2017 yılında Neve Şalom Musevi Sinegogu’na saldıran ve ceza alan birisinin başkan olduğu bir derneğin, yürüyüş düzenleme iddiasıyla, halkların bir kesimini aşağılayıp, kin ve düşmanlığa tahrik etmesine izin vermek suç işlemek, suça davetiye çıkarmak, suça ortak olmaktır. Suçtur.

Yaşadığımız ülkenin anayasasını, uzlaşılan toplumsal sözleşmeleri, bir arada olabilme kültürünün ihtiyaçlarını ve sorumluluklarını tekrar tekrar hatırlatmak zorunda olmaktan hicap duyuyoruz:

Bir süredir sosyal medyada örgütlendiğini gördüğümüz nefret söylemi ve tehdit içeren yürüyüşün videolu çağrısı, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin tarafından TV kanalları ve radyoda yayınlanmak için RTÜK’ün internet sitesinde de “kamu spotu” olarak yer aldı. Hukuku hiçe sayarak yayınlanacak bu video hakkında İstanbul Valiliği ve İçişleri Bakanlığı derhal harekete geçmeli ve engellemekle yükümlü oldukları nefret saikli eylemler durdurulmalıdır. Tekrar söylüyoruz: eğer çok temel olan bu görevinizi yerine getiremiyorsanız inin oradan. Zira, biz lubunyaların ilişkilenme ve örgütlenmeleri, sizlerden daha özgür ve eşitlikçi bir yaşam kuracağımızın teminatıdır.

Valilik tarafından bahsi geçen nefret yürüyüşü engellenmediği takdirde sizlerin sahip olduğu yetkiyi kötüye kullanmanıza izin vermeyeceğimizi ilan ediyor, özgür ve eşit yaşamı savunan herkesi bizlerle dayanışmaya davet ediyoruz. Lubunyayız, onurluyuz ve de sizden korkmuyoruz.

 

Kaynak: Siyasihaber – Zilan Azad