Kadınların Şampiyonlar Ligi’ni bilebilmek gayret ister. Oysa çok açık olarak Avrupa futboluna kadınlar geliyorlar. Teknikte ve taktikte en üst düzeyde bir futbol oynuyorlar. Erkek futbolunun bataklarından uzakta, rol yapmadan, rakibin emeğine kastetmeden, tertemiz bir futbol ile geliyorlar…

Yaz ufaktan güze doğru dönerken, bir kez daha futbol mevsimi de başladı ülkemizde. Güzeldir başlangıçlar. En azından farklı bir şey görme, iki yeni oyuncu fark etme, bu ezeli rakibi alt etme gibi konular çevresinde yeniden yeşeren umut sağlar. Ama nihayetinde tren bilmem kaçıncı kez, aynı raylar üzerinde, aynı rotada yola çıkar. Aynı konularda, aynı sohbetlerin yapıldığı vagonları ile aynı istasyona doğru yol alır.

Aslında farklılıklardır heyecanı getiren. Alışılmamışlardır. Şaşırmaktır. Bilinmeyeni öğrenmek, yeni şeyler keşfetmek haz verir. Her boş anımıza talip olan UEFA’nın düzenlediği Erkekler Şampiyonlar Ligi’ni bilmememize olanak kalmaz, ama Kadınların Şampiyonlar Ligi’ni bilebilmek gayret ister.

Oysa çok açık olarak Avrupa futboluna kadınlar geliyorlar. Teknikte ve taktikte en üst düzeyde bir futbol oynuyorlar. Erkek futbolunun bataklarından uzakta, rol yapmadan, rakibin emeğine kastetmeden, tertemiz bir futbol ile geliyorlar. Her geçen gün izleyicisinin arttığı bir ortamda, tabanda futboldan aktif bir pay almak için sahaya çıkan milyonlarca kız çocuğu ile birlikte geliyorlar.

Kadın futbolunun neredeyse bir buçuk milyon aktif sporcuya ulaştığı Avrupa’da artık futbol devleri kadın futboluna kayıtsız kalamıyor. En uzun direnen Manchester United dahi bu yıl İngiltere ikinci liginden başlıyor. Maçlar artık ESPN, BBC, Eurosport gibi büyük kanallarda kendine yer buluyor.

İşte bu ortamda kadınların Şampiyonlar Ligi 2018-19 sezonunda grup aşamasını tamamladı, eleme aşamalarına geçti. Kimler yok ki? Fiorentina var mesala. Mor menekşe unvanı bu kadar yakışır bir takıma anca. Kurulur kurulmaz kendini Şampiyonlar Ligi’nde bulan Juventus var. Olympique Lyon var. Son üç yılın şampiyonu, Avrupa’nın bir numaralı takımı. Avrupa’nın iki numarası Wolsburg da orada. İki takım arasında geçen sene Kiev’de oynanan final hâlâ izleyenlerin hatırlarında. Golsüz normal sürenin ardından uzatmalarda bir de gol yiyen Lyon’un efsanevi 4-1 ile geri dönüşü var.

Chelsea var bir yanda, diğer tarafta Bayen Münih. Manchester City ile Atletico Madrid eşleşmesi heyecan ile bekleniyor. Paris Saint Germain, Ajax, bir sürü renk var, futbol var, heyecan var. Benim isim favorim ise İzlanda temsilcisi Thor/KA. İsmini fırtına tanrısından alan bir kadın takımı bakalım Wolsburg karşısında ne yapacak.

Türkiye de uzun yıllardır yer alıyor şampiyonlar liginde. Hatta Konak Belediyespor ile son 16 dahi görmüştük. Bu yılın şampiyonu Ataşehir Belediyespor zorluklar ile gittiği grup aşamasında Slavia Prag’a takıldı. Ataşehir kızları ev sahibi Macar takımından beraberlik çıkarmasına ve Karadağ takımını yenmesine karşın gruptan çıkmayı başaramadı. Kırk bin kız çocuğunun futbol oynadığı ülkemiz için büyük bir adım olabilirdi, olamadı. Kayda değer bir federasyon desteği, ulusal basında ilgi, hatta kimsenin haberi olmadan sessizce gittiler şampiyonaya. Sonuçta yine de başarısız olmadı Ataşehir Belediye. Anderlecht gibi, Basel ve Austria Wien gibi grup aşamasında kaldılar.

Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde olmaları önemliydi. UEFA başkanı Ceferin’in dediği gibi, UEFA kadın futbolunda sınırsız büyüme potansiyeli görüyor. Bu amaçla yükseği hedefleyecekler. Şimdiden Kadınlar Şampiyonlar Ligi finali erkeklerinkinden ayrıldı. 18 Mayıs’da Budapeşte’de, Ferençvaroş Stadı’nda kadın futbolu festivali yaşanacak. Sponsorluk olarak da erkeklerden ayrılan kadın futbolu kısa zamanda kendi ayakları üzerinde duracak.

Federasyon başkanı Yıldırım Demirören’in Anadolu Ajansı’na düşen açıklamasını buraya bırakarak bitirelim :“Dünya’da ve Avrupa’da anormal bir taraftar desteği ve takipçisi var. Fakat maalesef kadın futbolu Türkiye’de istediğimiz seviyede değil. Avrupa’nın çok gerisindeyiz. Yönetim Kurulu’nda lige katılan takım sayısını artırmanın yollarını arıyoruz. Gerideyiz ama bu demek değil ki geride kalacağız. Muhakkak yakalayacağız. Biraz zamana ihtiyacımız var”.

Yaklaşım güzel. Açıklama zamanı ise 2012 Eylül. Zamanla Türk kadınları için de her şey güzel olacak.

Kaynak: Gazete Duvar

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…