Kase içerisinde bitki ve kasenin ardında tarihi kitaplar

Fotoğraf: Pixabay

“Bizler bitki miyiz ki adı sırf bitkisel ürün olduğu için bu ilaçların ruhsatları Tarım Bakanlığından veriliyor” diye soruyordu eczacı odaları bundan yıllarca önce.

Çetrefilli bir konu bitkisel ilaç bahsi. Aktarından eczacısına, hekiminden komşu teyzeye, internet satış sitelerinden Sağlık Bakanlığına ve ne hikmetse Tarım Bakanlığına uzanmakta bu bahis.

Bizim coğrafyada Allah’a havale etmek yaygın bir davranış. Bir anlamda sorgu sual olunmaz bir makama terk ediyoruz sorun yaşadığımız muhatabımızı.

Farklı kılıflarla pazarlansa da özünde ilaç olan bitkisel ürünlerde sektör hukuken her haltı bu kez doktora havale ediyor: “Doktorunuza danışınız.”

Misal televizyonlarda reklam kuşaklarında gerekse sahibi üzerinden sağlık programlarında çokça yer alan bir üreticinin bitkisel ürünlerindeki paketinde bakın ne yazıyor: “İlgili yasa ve reklam yönetmeliği gereği endikasyon ve hastalık adı belirtilerek bitkisel destek ürünleri ile ilgili tanıtım yapılamamaktadır.” Hemen ardından devam cümlesinde şöyle demekte: “Ürünlerimiz ilaç değil bitkisel destek ürünüdür.” Aklımızla dalga geçilmek isteniyor sanki. Madem ilaç değil neden ilk cümleye yer veriyorsunuz değil mi?

Daha bitmedi. Reklam yasağında Google reklamları ile ürünün üretildiği firmanın Prof. Dr. unvanlı sahibi devreye giriyor. Hastalıklarda bu ürünün nasıl kullanılacağını, yararlarını “tesadüfen!” anlatıyor (pazarlıyor). Örtülü reklam reklam değil mi yoksa? Devam ediyor mu bilmem ama cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığı yapmışlığı da vardı. Emin Çölaşan yazılarında “Akademik unvan ve cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığı unvanı ile ticaret yapma” bahsine dikkat çekmişti 2021 yılında.

Resmi kurumlardan kolayca ruhsat alan ve piyasaya hiçbir kontrol mekanizmasından geçmeden halkın kullanımına sürülen ve sonrasında pek takip edilemeyen o kadar çok bitkisel ürün yani ilaç var ki sormayın derim. Eczacı odalarının da zaman zaman belirttiği üzere tıbbi kullanım alanı olan bitkisel ürünlerin ilaç takip sistemiyle izlenmesinde yarar var.

Bitkisel ürün olup tıbbi amaçla pazarlanan ancak üzerinde ilaç yazmayan bu ürünler bazen birden fazla bitki türü içermekte. Kutunun üzerinde ise doktorunuza danışın ibaresi yer almakta. Dozu ve oranı bilmeden doktor yorumu nasıl olacak?

Bir başka husus bir bitkinin farklı türlerinin tıbbi etkilerinin aynı olmaması. Oysa bizde satışa sunulan bitkilerin paketleri üzerinde hangi türe ait olduğu genelde yer almıyor. Aktarlarda satılan açık ürünlerde ise bu zaten mümkün değil.

Bitkisel ürünler ile tedavi yani fitoterapi eczacılık biliminin temel başlıklarından bir tanesi. Ancak yasal boşluklar ve bu boşluklara yaslanmış üretim ve pazarlama stratejileri alanı şarlatanlığa elverişli hale getiriyor. Hasılı sorun fitoterapide değil alanın resmi kurumlarca ihmal edilmişliğinde, standardizasyon ve denetim mekanizmalarındaki yetersizliklerde.

Hatırlatalım: Biz ot değil insanız.

Sağlıcakla kalın.

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…