Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi T.B.M.M.’ne sunulmuştur. Bu kanun teklifindeki fiili hizmet süresi zammı, emeklilik ücretindeki artış ve sağlık turizminin yer aldığı maddeler sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini doğrudan etkilemektedir.
Gece gündüz demeden günün 24 saati sağlık ve sosyal hizmet sunumu gerçekleştiren emekçilerin temel taleplerinin başında yer alan;
taleplerini kararlı ve ısrarlı bir şekilde savunduk. Taleplerimizi elde edinceye kadar mücadele edeceğimizi kararlılıkla ifade ettik. Taleplerimizdeki haklılık ve mücadelemizdeki süreklilik görmezden gelinemedi. Daha öncede seçimler süreçlerinde bu taleplerimiz hükümet ve yandaş sendikalar tarafından sürekli sulandırılıp ve gerçekleşmeyen vaatlere dönüştürme çabasına girilse de sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini taleplerinden ve talepleri için mücadeleden vazgeçirmemiştir.
Mücadelemiz sonucunda bu gün eksik de olsa fiili hizmet süresi zammı torba yasaya dahil edilmiştir.
Öncelikle belirtmeliyiz ki emekçilerin özlük hakları böyle torba yasalara sığmaz. Torba yasada yer alan düzenlemeler sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin taleplerini karşılamamaktadır.
Torba Yasada önerilen düzenlemeler:
1-Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) ile ilgili düzenlemeye göre;
Önerimiz: 10 yılı aşkındır yoğun olarak dillendirdiğimiz ve 2014 yılında sağlık emek ve meslek örgütlerinin ortak bir yasa tasarısına dönüşen talebimiz nettir.
2- Torba yasa önerisinde sadece hekimlere yönelik emeklilik maaşlarına bir artış önerilmektedir. Bu yaklaşım, emekçiler arasında ayrıma neden olmaktadır. Çalışma barışını zedeleyen bu önerinin sakıncalar doğuracağı aşikardır.
Önerimiz: Çalışma yaşamını olumsuz etkileyen performans uygulamasından vazgeçilmelidir. Emekçiler arasında ayrımcılık yaratmadan tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine ödenen sabit ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.
3. Uluslararası sağlık hizmetlerinin (sağlık turizmi) döner sermaye gelirlerinin yarısının hekimler ve diş hekimlerine dağıtılacağı önerilmiştir.
Sendikamız sağlık turizmi anlayışına karşı çıkmaktadır. Çünkü bir ülkede bulunan tüm insanlar (göçmen, turist, vatandaş) aynı sağlık hizmetlerinden faydalanmalıdır. Bu tür ayrımlar sağlık hizmetlerinin bütünlük ilkesini bozmaktadır. Bu itirazımızla birlikte;
Önemiz: Gelirden kaynaklı dağıtılacak ek ödemelerin tüm emekçileri kapsayacak şekilde dağıtılması gerekir.
Tüm bu önerilerimizle birlikte seçim öncesi vaat edilen, emekçilerin hakkı olan 3600 ek gösterge ile ilgili düzenlemenin yasada yer almasının yanı sıra her gün yaşadığımız sağlıkta şiddetin de artık siyasi iktidarın gündeminde olması ve buna ilişkin çözümler üretmesini ve yine sağlık emek ve meslek örgütlerinin hazırlayıp mecliste grubu bulunan partilere ilettiği şiddet yasa tasarısı önerimizin de bu düzenlemelerle birlikte ele alınmasını istiyoruz.
Yukarıda yazdığımız talepler tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin HAKKIDIR.
Geçmişten bu güne bu haklı talepler için birlikte mücadele yürüttük. Birlikte haklarımızı kazandık. Kazanılanlar birilerinin lütfu değil mücadelemizin sonucunda elde edilmiş haklardır.
Hep birlikte bu haklı taleplerimiz için mücadeleye devam edeceğiz. Taleplerimizin çarpıtılmasına izin vermeyeceğiz.
Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…