Milas’ın Karacahisar köyünde adını güçlü su kaynaklarından ‘Suçıkan’ bölgesi susuzlukla karşı karşıya kaldı. Muhtar Şefik Musluk, “Santralin sondajlarından dolayı su kaynaklarımız kesildi” dedi.

'Suçıkan' bölgesinde susuzluk: 'Kaynakları yok ettiler'
Yöre sakinleri, kuruyan su kaynaklarını böyle gösterdi.

Muğla’nın Milas ilçesindeki Karacahisar Köyü’nde adını güçlü su kaynaklarından ‘Suçıkan’ bölgesi, sondaj faaliyetleri nedeniyle bugün susuzlukla baş başa kaldı. Bölgede ilk olarak Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından 1970’li yıllarda sondaj çalışmalarına başlandı. Bölge halkının anlatımlarına göre 2014 yılında ise Yeniköy Termik Santrali’nin özelleştirilmesi sonrası işletmeyi alan YK Enerji, maden işletmesine suyun etkisini bertaraf etmek için sahanın belli noktalarından sondajlar yaparak, yüzeye yakın kömür üzerindeki suları yerin derinliklerine göndermeyi amaçladı. Yapılan işlem ise bugün bölge halkına kuraklık olarak geri döndü. Yine bölgede yaşanan kuraklığın sebeplerinden biri de, Bodrum’a su sağlamak için yapılan projeler ve sondaj faaliyetleriydi.

1970’Lİ YILLARDA 9 OVA KÖYÜNE SU SAĞLIYORDU

Bölgede Suçıkan’ın güçlü kaynaklarından çıkan sular, 1970’li yıllarda Milas’ın 9 ova köyüne içme suyu sağlıyordu. Yine kaynaktan gelen su Karacahisar ve Gökçeler köyü arasındaki vadiden akarak, Hamzabey Deresini de besliyordu. Derenin geçtiği Çamovalı, Gökçeler, Ağaçlıhöyük ve Akyol ovalarında geçimini tarımcılık faaliyetleri ile sağlayan halk, arazilerini bu su kaynaklarından yararlanarak suluyordu. Bölgede 7 adet de tahıl değirmeni bulunurken, yaşanan kuraklık ile birlikte Gökçeler deresi, Gocadere, Hamzabey deresi yalnızca kış aylarında yağmur sularını taşıyan bir dereye dönüştü. Yine çeşitli su canlılarına, bitkilere sahip dere yatağındaki canlı yaşamı da hemen hemen yok oldu.

‘TARİHİ SU KAYNAKLARIMIZ YOK OLDU’

Yaşanan kuraklıkla ilgili Gazeteduvar’a konuşan Karacahisar Muhtarı Şefik Musluk, “Suçıkan yatağındaki tarihi suyumuz yok oldu. Santralin vurmuş olduğu sondajlardan dolayı tarihi su kaynaklarımız kesildi. Dere yatağını kuruttular. Bu bölge yıllardır sulak bir bölgedir. Eskiden çalışan 7 adet değirmen mevcutttu. Hem içme suyu amaçlı hem de sulama amaçlı kullanıyorduk. Sulama amaçlı olarak ise diğer köyler yoğun olarak yararlanıyorlardı. Civar köylerin de içme suyu bizden gidiyor. Karacahisar, Pınararası, Çiftlik, Hayıtlı ve İkizköy’ün yarısının suyu da buradan gidiyordu. Su alanımız yok olunca sondaj vurdurup su çıkarmak durumunda kaldık” dedi.

Vadiden artık su akmıyor.

‘HAYATIMIN HİÇBİR DÖNEMİNDE BU DERE YATAĞININ KURUDUĞUNU GÖRMEDİM’

Bir çok konuda mağdur olduklarını söyleyen Musluk, bölgedeki canlı yaşamının da zarar gördüğünü belirtti. Musluk, “Bizler bu konuda çok mağdur olduk. Yıllarca akan tarihi suyu yok ettiler. Bölgede kurbağa, kaplumbağa, balık, yılan bir çok canlıya ev sahipliği yapıyordu. Bu canlıların hepsi yok oldu. Ben buranın yerlisiyim ve 55 yaşındayım. Hayatımın hiçbir döneminde bu dere yatağının kuruduğunu görmedim. Ama sonunda bu da başımıza geldi. Bunu da gördük. Zeytincilik, tarım, hayvancılık yapıyoruz. Haliyle bunlar da bitti” ifadelerini kullandı.

‘NE YAPARLARSA YAPSINLAR ARTIK GERİ GETİREMEZLER’

Yaşanan kuraklıkla ilgili yetkililere başvuru yaptıklarını ancak bir karşılık göremediklerini de söyleyen Musluk, tepkiler üzerine TKİ’den arandıklarını ve kuraklığın sondajla ilgisi olmadığının söylendiğini aktardı. Duruma tepki gösteren Musluk, yaşananları şöyle anlattı:

“Yetkililere başvuruda bulunduk. Hiçbir yetkili ilgilenmedi. Tepkiler artınca TKİ’den aradılar. Sondajdan dolayı kesilmediğini, doğanın dengesi bozulduğu için kesildiğini söylediler. Bunları bize anlatmasınlar. Görünen köy kılavuz istemez. Onların vurduğu sondajdan dolayı bizim sularımız kesildi. Ne yaparlarsa yapsınlar artık bu dereyi geri getiremezler. Elektriğe ihtiyaç olabilir. Santrale de ihtiyaç olabilir. Ama bizim de suya ihtiyacımız var. Buradaki hayvanların doğanın suya ihtiyacı var. Haydi suyumuzu geri getirebiliyorlarsa getirsinler bakalım. Böyle bir şey mümkün değil.”

‘ŞU ANDA BURASI ÇÖLE DÖNDÜ’

Gökçeler Mahallesi Muhtarı Hüseyin Pırnaz da, 4-5 yıldan bu yana kuraklığın artarak devam ettiğini ifade ederek, “Kuraklık var. Derede şu an hiçbirşey yok. Eskiden yaz aylarında yine kuraklık oluyordu. Ancak Mart Nisan aylarına kadar dere akıyordu. Şu anda kış bitti mi iş bitiyor. Kışın yağmur sularını taşıyor. Bu durumun böyle olmasının nedenlerinden biri turizme daha çok önem verilmesi. Suçıkan bölgesinde 20-25 tane kuyu açtılar. Bodrum’a giden su buradan gidiyor. Bu kaynakları kuruttu. Termik santral için de derine sondaj yapıldı. Suyu tamamen aşağı verdiler. Su tamamen gitti. Şu anda burası çöle döndü” bilgisini verdi.

Bölgenin geçim kaynağının tarımcılık faaliyetleri olduğunu da söyleyen Pırnaz, açtıkları kuyulardan su çıkarmanın da artan elektrik fiyatları nedeniyle neredeyse imkansız hale geldiğini dile getirdi ve ekledi: “Buranın geçim kaynağı genel olarak tarım. Genellikle su için kuyu kazıyoruz. Ama elektrik fiyatları aldı başını gitti. Bir hafta aralıksız motoru çalıştırınca 6-7 bin lira elektrik faturası geliyor. Kuraklık nedeniyle dere boyunda kavak ağaçları falan da kurudu. 4-5 yıldan beri bu böyle devam ediyor.”

Kaynak: DUVAR – Cihan Başakçıoğlu

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…