Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni sular altında bırakmak isteyen, 1950’li yıllarda başlayıp son dönemde hızlandırılan Ilısu Barajı ve HES projesinin ortaya çıkaracağı yıkımı konu alan Suyun Ölüm Tarihi Belgeseli XII. İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali’nde finale kalan filmler arasında

Bu yıl 12. düzenlen İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali finalistleri açıklandı. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi yaptığı duyuruda 90 ülkeden 950 filmin başvuru yaptığını açıkladı. Belgesel ve Animasyon dallarında başvuruları kabul eden festival, ön elemeyi geçen 164 film arasında belgesel dalında 51, animasyon dalında da 7 filmin finale kaldığını açıkladı.

12 bin yıllık Tarihi Hasankeyf kentinin dinamitlerle patlatılma görüntüleriyle gündeme gelen Suyun Ölüm Tarihi Belgeseli’nin yönetmeni Ali Ergül Gazete Fersude’ye yaptığı açıklamada; Hasankeyf’teki tarihi eserlerin taşınmasının yaşandığı bu dönemde video-belgeselin mimari ve kent temalı bir festival kapsamında gösterilecek olmasının Hasankeyf ve Dicle Vadisi ile ilgili 30 yıla aşkındır verilen mücadeleye bir katkı olacağını belirtti.

“Avrupa Parlamentosu’nda özel gösterimi yapıldı”

Ergül; Hasankeyf ve Dicle Vadisi son yıllarda yalnız bırakıldı. Belgeselde imkanlar dahilinde bunu göstermeye çalıştık. Daha sonraki süreçlerde de bunu anlatmaya çalıştık. Dicle ve Hasankeyf, filmin ana karakterleri oldu bu yüzden filmde hiç yüz kullanmadım. Kıt imkanlarla çekilen bir video-belgesel çalışması oldu. Buna rağmen 6 dile çevrildi. Avrupa Parlamentosu’nda özel gösterimi yapıldı. Dünyanın bir çok ülkesinde gösterimleri yapıldı. Belki yalnızlık haline çare olur umuduyla hareket ettik film ekibi olarak. Ama ne yazık ki dinamitlerle tarihin yok edildiği görüntülerden sonra kente gidip fotoğraf veren kurumların neredeyse hiç biri süreci takip etmedi. Taşınmalarla ilgili hukuksal süreç işletilmedi.

“Binlerce yıllık hafıza korunabilir”

Hasankeyf Yaşatma Girişimi geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada taşımaları yapan Hollanda firmasının hukuka aykırı davrandığına dair bir rapor yayınladı. Bu rapordan sonra da özellikle barolar harekete geçebilirdi ama bu olmadı. Bütün bunların yanında Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin hala kurtarılabileceğine, doğa ve tarih talanının önüne geçilebilineceğine inanıyorum. Hala geç değil. Doğru bir yöntemle mücadele edilirse Ilısu Baraj ve HES projesi durdurulabilir. Binlerce insanın göç etmesinin önüne geçilebilir. Milyonlarca canlı kurtarılabilir. Binlerce yıllık hafıza korunabilir. Festival’de 2 tane Hasankeyf konulu filmin olması bu açıdan önemli.

“Bu belgesel bana ait olan bir ürün değil”

Ürettiğimiz ürünle ilgili çoğu zaman iktidar ilişkisi kuruyoruz. Suyun Ölüm Tarihi Belgeseli’nde bu sorunlu halden kaçmaya çalıştım. Filmin çekiminin amacı 30 yılı geçen mücadeleye küçük bir katkı sunmaktı. Bu da ancak insanlara ulaşmakla olurdu. Uluslararası alanda mücadele veren kişi ve kurumlara filmi teslim ettik. Çoğu zaman gösterimlerle ilgili sonradan haberdar oluyorum. Çünkü bu belgesel bana ait olan bir ürün değil. Mücadele yürüten binlerce insanın ortak üretimidir. Final’e kalma meselesi de biraz öyle. Filmin yeni izleyicilere ulaşması açısından kıymetlidir.

Kaynak: FERSUDE

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…