Yaz tatili sona erdi, yeni eğitim öğretim yılı başladı. Milyonlarca çocuğun anadilinde eğitim alma hakkı hâlâ yok sayılıyor.

Yaz tatilinin bitmesi ile yeni bir eğitim öğretim yılı daha başlıyor. Bu yıl da Türkiye anadilinde eğitim konusunda değişmeyen bir tablo ile karşı karşıya; milyonlarca çocuğun anadilinde eğitim alma hakkı yok sayılıyor. Yeni eğitim öğretim yılı açılırken anadilinde eğitim görmek isteyen çocuklar kayıt yaptıracak okul bulamıyor.

2016’da ilan edilen OHAL ve ardından atanan kayyımlardan sonra Kürtçe ve Kürtçe’nin Zazaki lehçesinde eğitim veren birçok okul kapatıldı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Zarokistan Bağcılar kreşi de 300’e yakın öğrencisiyle kapatılan bu okular arasında. Bu okullarda çocuklara eğitim vermek isteyen öğretmenler de işsiz bırakıldı. Buradaki işinden kayyım tarafından uzaklaştırılan 40 öğretmenden biri olan Reyhan Petekkaya, Kürtçe eğitim veren okulların kapatılmasıyla Türkçe dışındaki dillerin yok olmasının hedeflendiğine dikkat çekti. Kayyım tarafından işten atılan Petekkaya, umudunu yitirmediğini söyleyerek “Bir gün yeniden öğretmenlik hayalime kavuşacağıma inanıyorum” dedi.

‘ÇOCUKLAR, SADECE TÜRKÇE EĞİTİM GÖRMEK ZORUNDA BIRAKILIYOR’

Çocukların anadilinde eğitim görmesinin önemli olduğunu ve farklı dillerin AKP iktidarı tarafından hep inkar edildiğini kaydeden Petekkaya, “Anadilimiz hiçbir zaman resmiyette kabul edilmedi. Anayasal güvence altına alınmak istenmiyor. Çocuklar, evlerinde hangi dille yaşıyorsa okulda da o dili konuşabilmeli. Bu çocuklar masalları, hikayeleri, tekerlemeleri, harfleri, sayıları ailelerinden Kürtçe ya da Zazaca öğreniyorlar. Çocuk, doğduğu dil içinde anlar, düşünür ve davranır” diye konuştu.

Petekkaya anadilinde eğitim alamayan çocukların yaşadığı zorlukları ise şöyle anlattı: “Anadilinde eğitim almak her çocuğun temel hakkı iken bu haktan yoksun bırakılan çocuklar gittikleri okullarda resmi dil olan Türkçe ile eğitim almak zorunda bırakılıyor. Bir çocuğun evde başka okulda başka bir dil ile yaşaması o çocuk üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Burada yaşayan çocukların da çevresinde gördükleri herşey Kürtçe yaşanıyor. Dolayısıyla yaşamlarına okulda da öyle devam etmeliler.

Kürtçe ve Zazaki öğrenerek büyümüş bir çocuk daha sonra birden Türkçe eğitim görmeye başlıyor ve o zaman da okula uyum sağlamakta zorlanıyor.”

‘ANADİLİNİN YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMASI DOĞRU DEĞİL’

İnsanların kendi dillerinde yaşama hakkına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Petekkaya, “Bir halkın anadilinin yok edilmeye çalışılması doğru değil. Yeryüzünde hiçbir dilin kaybolmaması gerekir. Bir dil konuşulmadığı zaman unutulmaya yüz tutmuş oluyor. Herkes Türkçe eğitim görsün, farklı bir dil konuşulmasın, kullanılmasın isteniyor. Biz anadilde eğitim konusunda ısrarcı oldukça onlar engellemeye çalışıyorlar” dedi.

‘KAYYIM MAĞDURUYUM, AMA UMUDUMU YİTİRMEDİM’

21 Şubat Dünya Anadili Gününde, çalıştığı kreşteki çocuklarla balonlar alıp, üzerlerine sevgi sözcükleri yazdıktan sonra güzel dileklerde bulunup uçuracaklarını hayal ettiklerini ancak o anlamlı günde hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını söyleyen Petekkaya işten çıkarıldıktan sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benim için çok anlamlı ve değerli bir günde böyle üzücü bir durumla karşılaştım. Maddi ve manevi olarak yıpratıldım. İşsiz bırakıldığımda yeni evliydim. Diyarbakır’da kiralık bir evde oturuyorduk. Eşimle beraber yaklaşık 20 bin TL kredi çekmiştik. Her ay düzenli olarak öderiz diye düşünüyorduk. Birden işsiz kaldım ve kayyum mağduru oldum. Tam da bu sırada eşimin işleri de kötü gitmeye başladı. Sonuç olarak ikimizde işsiz kaldık. Kredi borçlarımızı ödeyemez duruma geldik.

Günlerce eşimle ne yapabiliriz diye düşündük. Ben de Diyarbakır’da sayıları fazla olan ama gerçekten doğal ürünler satmayan dükkanlara ve bizi işsiz bırakanlara karşı köy ürünleri dükkanı açmaya karar verdim. Halkımızı fabrikasyon ürünlerden uzaklaştırmak ve doğal köy ürünleriyle tanıştırmak istedim. Ancak çocuklarımla vakit geçirdiğim günler kadar mutlu değilim. Çünkü benim kendi mesleğim değil. Bir gün yeniden öğretmenlik hayalime kavuşacağıma inanıyorum. Umudumu yitirmiş değilim.”

Kaynak: Evrensel

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…